20/TÂHÂ-47
فَأْتِيَاهُ فَقُولَا إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَاكَ بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَالسَّلَامُ عَلَى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدَى
TÂHÂ-47 Ayetinin Türkçe Okunuşu: Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike), ves selâmu alâ menittebeal hudâ.
TÂHÂ-47 Ayeti Türkçe Meali: O halde ikiniz ona gidin ve ona şöyle söyleyin: “Muhakkak ki biz, senin Rabbinin iki resûlüyüz. İsrailoğulları’nı artık bizimle beraber gönder ve onlara azap etme! Sana Rabbinden âyet (mucize) getirdik. Ve hidayete tâbî olanlara selâm olsun.”
| 1. | fe'tiyâ-hu | : o halde (ikiniz) ona gidin |
| 2. | fe | : o zaman, öyleyse, böylece, ve |
| 3. | kûlâ | : ikiniz söyleyin |
| 4. | in-nâ | : muhakkak ki biz |
| 5. | resûlâ | : iki resûl, iki elçi |
| 6. | rabbi-ke | : senin Rabbin |
| 7. | fe | : artık |
| 8. | ersil | : gönder |
| 9. | mea-nâ | : bizimle beraber |
| 10. | benî isrâîle | : İsrailoğulları |
| 11. | ve lâ tuazzib-hum | : ve onlara azap etme |
| 12. | kad | : olmuştu, oldu |
| 13. | ci'nâ-ke bi | : sana getirdik |
| 14. | âyetin | : âyet, mucize |
| 15. | min rabbi-ke | : senin Rabbinden |
| 16. | ve es selâmu | : ve selâm |
| 17. | alâ men ittebea | : tâbî olanlara |
| 18. | el hudâ | : hidayet |
* Ayet Kelime sözlüðü
kurantefsiri.com sitesinden download edilmiþtir.